24 Ocak 2012 Salı

Film Filmi çekermiş

“Hayat bir film ve başrol oyuncusu sensin”. Bu ne yaaaa soyut yoldan aldatılma takdiği mi?? Tamam ne zaman kadraja girdiğini az çok algılayabilirsin de, yakın plan çekildiğini sandığın çoğu zaman yönetmen senin farkında bile değildirJ Bu durumu farkettiğin zaman da kendi filmini çekmek istersin. Başrolde tabiki senin seçtiğin figürasyonda önemsemediğin..Birileri senin kadrajında yakın plan sanar kendini, öyle hissettirirsin ama farkında bile değilsindir. “ ammaaaaaan o öyle sansın boşver” dersin. Hayatları, hayatın budur işte. Fona giren müziğin verdiği hissiyatla orantılı görüntüler, sahneler değişir ya da sahneye göre şarkı girer, o an heyecan hat safhadadır,nefes keser,tüylerini ürpertir, müzik bi kesilir, yeni sahne başlar ve sen derin bi nefes alırsın, “ne sahneymiş beee” falan dersin, devam edersin..
O koskoca bir filmdir, 10 sn de izlersin, 10 saatte çekilir, emek, zaman harcarsın, inanırsın, güvenirsin,ekibindeki insanlara danışırsın, daha iyi olsun diye çabalarsın,herkes anlasın diye altyazı koyarsın, küçücük hataların karalanırda karalanır.. Her kafadan bi ses çıkar, reklamın iyisi kötüsü olmaz, gişe yapar ya da yapmaz… Senin içine sindi mi? Hakkını verdin mi, başlarken ve bitirirken? Bu senin başyapıtın türü ne peki? Yani filmin sonunda gözyaşlarımızı mı saklıcaz? “tüh beee ölmeseydi keşke yaa” falan mı yapıcaz? “Hoppalaaaa noldu abi şimdi” mi dicez? Hangisi bu the end?

22 Ocak 2012 Pazar

Günün Tarifi

Kalbinizin tam ortasını alın. Kesme tahtasına koyun. Üzerine biraz sevgi, bir tutam vicdan, biraz hoşgörü ve azıcık düşünce ekleyin. Çok değil, kısa bi süre bekletin ki malzemeleriniz kalbe tadını versin.. Daha sonra keskin bir bıçak yardımıyla ince ince doğrayın. Midenizde önceden yakılan ateşe koyun ve bütün malzemeler iyice ölene kadar pişirin. Pembeleşmesin, mosmor olsunlar. Sonrası malum afiyetle yiyin ve hemen sindirmeye bakın! Bütün malzemeleri sindirdikten sonra  artık insanlıktan çıkmışsınız demektir. öyle kolay kolay  acı çekmez, şaşırmaz ve üzülmezsiniz. Bi nevi topluma daha rahat ayak uydurursunuz bu sihirli tarifim  sayesinde.Geçmiş ve afiyet olsun..

1 Ocak 2012 Pazar

TAVUKLU SALATA


Dusunuyorumda bu kadar  tesaduf olamaz. Bir sey bu  kadar gercek olamaz! Ayni anda bu kadar da korkutamaz. Mesela  tavuklu salatayi cok seversin, ama hic aklinda yokken ve tavuklu salatayi cok sevdigini bilmeden  biri sana dunyanin en guzel tavuklu salatasini yapip getirirse cok mutlu olur, ama biraz da garipsersin ya, 'nerden biliyodun ki' der gibi... Onun gibi bisey iste... Yerken dunya umrunda olmaz:) ama aslinda sana asil  keyif veren salata degil, birinin  sirf sen seviyosun diye yapip,  seni mutlu etme cabasidir..
Insan  irki olarak cok garip yaratiklar oldugumuz kesin ama bu gariplikten de ote. Hayatinda hicbisey yolunda gitmezken, canini sikacak birsuru' boktan' sebep varken, tek bisey butun ruh akisini degistirebiliyo ve sen sanki hic bisey yokmus gibi uzgunken, mutluluktan aglayabiliyosun. Bazilari buna ruhsal bozukluk olarak bakiyo ya.... Bunun neresi bozuk! Gayet olumlu bi denge oysaki..  Ayrica guzel seyler hep iyi olani yaptiginda gelmez. ' Iyi dusun, olumluyu cek,  iyi enerji yolla, iyi seyler olsun ' vs... vs... sacma otesi yani!  cunku iyi olan bisey seni olumsuzluklarinda sever. guzel ya da iyi olani herkes sevebilir zaten. Ama onemli olan, arkadasin, dostun, sevgilinin (yani senden bagimsiz tamamen hislerinin sectigi enerji kaynaklarin, bi nevi fosillerinin parcalari:)  olumsuz yonlerini gormek istememen , kabullenmen yani.  Dusunsene o sana kalkip ugrasip didinip tavuklu salata yapmis, Farketmeden icine kucuk bi tas parcasi dusurduyse ne olmus ki:)   O nedenle insanlarin olumsuz yonlerini torpulemelerini tamamen destekliyorum ama kaybetmelerini asla.. Bir sey icinde geliyosa ne olursa olsun onu yapmalisin. Aksi takdirde iyi bisey yapiyorum derken tam tersi dengeyi bozabilirsin.
Yeni yilin ilk yazisi oldu bu:) ama ben o niyetle yazmadim. Uyandim, cok icimden geldi, sacmalasam bile yazmaliyim diye dusundum:) Ben, arkadaslarim, tanimadiklarim, tanidiklarim, benim irkimdan ya da  degil, herkes, hersey, herseye ragmen, ufacik bi mutluluk kaynagi edinsin, onun bunun yuzunden kendini uzmesin, mutlu olsun, biseyi digerlerinden daha cok sevmek korkutmasin,' Icten olsun', yeter...