Çok uzaklara gitmişti ruhu. Çok kızıyordu hiç bir şey ‘ine sahip
çıkamayıp başkasına devredenlere. Hiç etkilemiyor sanıyordu onu yağmur ve
güneş.. biiiiiiiiiir sürü dünyevi oyuna
alet olmuştu. Hem oynuyor hem izliyordu. Öyle daralınca, kızınca, gücenince
aynaya bakamıyordu..
Biraz daha çabalasa yapıcaktı da, elektrikler kesildi..
ışıklar söndü.. bir yerde hata vardı,
ama o kadar saçma sapandı ki her şey, hata da neydi… İYİYDİ O..
İyi insandı..
Sonra bir güzel ağaca vuruldu.
Korudu, sevdi, ilgilendi, yalnız bırakmadı. Kimse ona zarar veremedi. Bütün hatalarını affetti ağaç.. “iyisin sen” dedi..
Biraz öteye geçti sonra. Güneş vardı. Işığı kapatmıyım
dedi.. güneşe yer açtı..
Ağaç hiç bozmadı istifini.
Güneşle ısındı, yamurla ıslandı, rüzgarla üşüdü.. ama yerindeydi,
iyiydi..