Hayatımın bilmem kaçıncı yazını karşılamak üzereyim. Bu mevsim kıştan daha karmaşık, daha zor. "Ben yazım! Beni istiyorsan bunlara katlanacaksın!" der gibi geliyor.. 16-17 yaşlarımdaki heyecanımı hatırlatan bahar ayları... Hayat sizin kadar masum değil. Hayat kim ki zaten! Sanki bu mevsimde sadece düşünmek zorundayım. Sanki en önemli kararlar bu mevsimin elinde.. "Beni iyi geçir, yoksa karışmam!" dedi bana..Ne yüce! Çok da umrumda...
Herşeyimi elimden alacakmış gibi tehdit ederken "dur!" dedim. Sen kimsin?? Bana yardım et. Bu zamanı geçirmeme yardım et! Üzerinde durmam gerek, ayaklarımı geri ver! Görmem lazım, gözlerimi göster! Sevgilim var, yardım etmem lazım ona, beni ona geri ver!...
Ne kadar bencilsin. Herşey istediğin gibi olsun istiyorsun. Tek bir hediye için benden herşeyimi istiyorsun..İstersen hiç gelme, sana hiçbirşeyimi vermeyeceğim! Şimdi sen kazan. Ben kazanmayı yine erteliyorum.Oysa ne çok severdim seni. Ama sen sevgi nedir bilmiyorsun! ve hoş gelmedin ama, güle güle git..
22 Nisan 2013 Pazartesi
20 Nisan 2013 Cumartesi
SAĞ ELİM
Televizyona dalmışım. Kafamı çevirdim, sağ elim pencere
kenarında. Şehir manzarası çok güzel ama umrumda değil. Yanan sigarama
dalıyorum. Birkaç evin ışığı yanıyor. Işığı yanan ne kadar ev, dükkan vs..
varsa onlara dalıyorum.. karanlık bir aralıktan ışıkları yanan tren
geçiyor. Yokuşlardan inen arabalar var.
Lunapark gibi keyifli bu görüntüye dalıyorum. Alt katta birileri sohbet ediyor.
Aynı insancıl acılarını, farklı bir dille anlatıyorlar.. Gecenin bu vaktinde uyumamış çocukların sesleriyle
yüzüm gülüyor… Sessiz sedasız, alçak kahkahalarla muzur
planlarını anlatıyorlar. Bir sokakta köpek havlıyor, muhtemelen sahibini
korumak için. Bir de ben varım. Bu bilindik sahneleri tekrar tekrar izleyip, yeni
bir şey keşfetmeye çalışmamın nedenini sorguluyorum. İçimdeki şehrin ışıklarını az da olsa
yakabilmek için, çoğu vaktimi enerji
depolayarak geçiriyorum. Işıklarımı yaktığımda şu an baktığım şey her ne olursa
olsun, bir daha asla, şimdi, şu an göründüğü
gibi görünmeyecek.. hiç bir şey
1sn önce göründüğü gibi olmayacak..
Her saniye bir şey kaybediyorum, birileri başka bir yerde bir şeyler
buluyor.. Kaybetmek o kadar da kötü değilmiş diye düşünüyorum.. Sadece bazen hissettiklerime tercüman
olamıyorum, yakalayamıyorum, yetişemiyorum. Ya o! Diyorum.. ya onu kaybedersem ve kimse
bulamazsa… nereye gider… Büyüyorum,
büyüdükçe daha çok kaybediyorum.. ışıklarım sönüyor, muzur kahkahalarım yok
oluyor..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)