Gözümü açtım. Sabaha karşı saat 4 civarı. uyku tutmadı, geçtim tv karşısına,sakin sakin oturuyorum. Pamuk sokaktan bulduğu fındık faresini getirmiş eve kovalamaca oynuyorlar. Hemen seslendim bizim müdür e tabii. Babaaaaa! Bir süre uğraştıktan sonra güzelce uğurladık fındığı evimizden:=) Balkondayım. Kafamı bi kaldırdım, bildiğin ay yıldız.. Hemen ölümsüzleştireyim dedim ama piksellerim az kaldı görüntünün yanında:=) Uyuyalamışım sonra yine, tv açık. Tekrar uyandım ama bu sefer çok garip bi hisle.. Kalktım, etrafta kimse yok, yaşam durmuş. Nerde bunlar derken, ayaklarım benden bağımsız hareket etmeye başladı. Biyere doğru gidiyorum.Korkmuyorum ama nasıl anlatsam, şaşkınlık var, şoktayım. Koca bir orman görünüyor.Aynı filmlerdeki gibi, annemi görüyorum, üzerinde uzun bembeyaz bir elbise. Korkma gel hadi diyor.
Ben: Nereye gidiyoruz?
Annem: Mahşer yerine!
Hoppalaaaaa!
Ormanın ortasına doğru ilerliyoruz hava puslu, bi garip. Ortada elleri bağlı, kafaları balık kafası şeklinde insanlar var.Üzerlerine toz dökülmüş gibi. Bunlar ne diye soruyorum, annem; dünyada suç işlemiş insanlar diyor. Cezalarını bizim önümüzde çekecekler. Neden ki bizene milletin günahından sevabından diyorum, gitmek istiyorum, ilerliyoruz. Nehir görünüyor ama annem yanımdan yok oluyor. Hava daha aydınlık... Üzgünüm.. Nasıl bulucam ben şimdi annemi...
Biraz daha ilerliyorum, kutu kutu odacıklar var. Annem sesleniyor, oooh diyorum,hemen yanına...
İçerde birsürü güzel ve ihtişamlı elbiseler var. İsteyen beğendiğini seçiyor. Hepsi beyaz değil, siyah bile gördüm:=) Benim yaşlarımda bir kız var ona pembe bi elbise seçiyorum, beğeniyor,hemen giyiyor. Kendime de rengarenk bi elbise seçtim ama nasıl oldu göremedim, ayna yoktu :=)
"Anneeeee! ben nehir kenarına gidicem, gezicem, sen beni buuul" diyorum, tamam diyor.
İlerliyorum.. Herkes kendi halinde ve mutlu.Bir adam var küçük çocuklara balon dağıtıyor, bi şişiriyolar kocaman, devasa çiçeklere dönüşüyor balonlar.. Bu arada hiç bal şelalesi, süt şelalesi felan görmedim. Az ilerde telefonumu görüyorum, hemen eğiliyorum yere aklımda sadece şu var; acaba sevdiğim insanlara en son ne söyledim?..
Biz burda biri ölünce "en son şöyle yaptı,böyle dedi" diyoruz ya, o geldi aklıma.
Yine aynı filmlerdeki gibi.Telefonum elimde,kafamı bi kaldırıyorum, yakışıklı bişey dikiliyor karşımda:=)) "Senin telefonun çekiyo mu" diye espri yapıyorum, gülüyoruz..
Yakışıklı: Otur yanıma.
Ben: N´olucak şimdi?
Yakışıklı: Burda herşey çok güzel. Keyfini çıkartacaksın. Dünyada olan tek şey yok burda. Aşk.. Burda dünyadaki gibi aşık olup evlenip çoluk çocuğa karışmak gibi birşey yok. o dünyadakilere verilmiş bir şanş...
Ben: Ne garip, dünya nın belki de en güzel hediyesini ne kolay harcıyor artık insanlar...Eğer bu bi rüya değilse, yapamadıklarım için çok üzülücem diyorum ona ve kayboluyor. Diğer herşey yok oluyor, etraf simsiyah ve irkiliyorum.İlk yaptığım şey oh çekmek oluyor. Bi süre anlamsız anlamsız bakıyorum. İçim bi tuhaf, midem bulanıyor, kalkıp bakıyorum annem yok, müdüre sesleniyorum tabii..Babaaaaaaa!