28 Mayıs 2011 Cumartesi

bilek kesenler

Öylece durdum. Düşündüm. Ya gerçek, bilmediğimi sandığım, arayıp durduğum şey değilse…  O an  duyduğum her şey daha garip çınladı kulağımda. Ya ben ölmediğimi  sandığım o gün aslında öldüysem?  Bütün mucize sandıklarım, çılgınca gelen o şeyler eskiden yaşadığım dünyaya ait değilse?
Her nereye gidersem gideyim  aşık olabilme ihtimalim hala varsa ve taşıdığım bedenin hiçbir zaman hiçbir yerde önemi yoksa ve ölünce de ağlayacaksam… Hislerim hiçbir zaman yok olmayacaksa ve hiçbir zaman unutamayacaksam, yine üzülüp, sevinecek, tekrar denediğimde yine canım acıyacaksa…
Taşıdığım bedeni neden yok etmeye çalışıyorum öyleyse? O yok olunca acım dinmeyecekse…  İnsan olmak, insan olarak var olmak yaratılan ve doğada olan şeyleri anlama çabası mı? Onların bekledikleri bizi neden korkutur ve anlam veremeyiz? Kendi var olma sebebimi çözememişken  benim ırkımdaki farklılıkları anlamaya çalışmak ve bu yoldan kendime yönelmek neyin nesi…. Neden o dokunduğu her şeyi güzelleştirirken ben mahvedebiliyorum veya tam tersi olabiliyor?
Öteki taraf  diye bir şeylerden  bahsediliyor ya  hiç görmeden hissetmeden bir türlü  inanamadığımızı kendimize açıkça itiraf edemeyişimiz, varlığını kanıtlamak için okunan bir sürü kitap, izlediğin bir sürü film, dinlediğin müzikler… yakın “hissedemediğimiz” bir sürü şey…
Belki şöyledir; bu dünyada hissedebilmenin aracı bedendir. E o zaman cennete gidince nasıl hissedicez? Ya da cehennemde ateşi… orda ki aracımız ne? Sadece ruhundan ibaret olacaksın diyorlar…Yok tamam çözemiyoruz bunu zamanı gelince artık…
Belki de cehennem sadece bu dünyada sevdiğin şeylerin artık olmadığı yerdir… Cennet de cehennem de bu dünya da yaşanır demelerinin sebebi bu olabilir mi?  Ne de olsa hislerimiz ölmeyecek öyleyse en büyük acı da sevdiğin şeylerin artık çok uzakta olduğu ve onları bir daha bulamayacağını bildiğin zaman hissettiğin şeydir… “cehennem gibi” deriz ya…
Belki cehennemde cezan azalır sonra sevdiğin şeyler tekrar girer hayatına ve cennete geçmiş olursun… Kim bilebilir ki…
Ama her durumda kesinlikle hislerine güvenmek en mantıklısı! Bizi asla terk etmeyecek ve bizi biz yapan tek şey o.  Burada, orada, cennette, cehennemde….
Belki de sana  iyi hissettiren ve sevdiğin o şey  artık olmadığına göre cennette bir yerlerdedir…Melek olmuştur, o yüzden artık yoktur, o yüzden karşılaşamıyorsundur,  belki de bu sadece sen henüz orda olmadığın içindir…


1 yorum: