13 Şubat 2012 Pazartesi

Özet

Ayşe : Çok tatli yaaaa, espirili şakacı felan..Anlayışlı, kibar.. Çok seviyorum vallahi.. Böyle bi kafasına esiyo oraya buraya gidiyoruz, herşeyi boşverip sadece birlikte iyi vakit geçiriyoruz, çok mutluyum yani damlacım hep böyle geçsin.
Birkaç ay sonra…
Ayşe: Damlacım yani iyi hoş da çok sulu.. Bi de çok sorumsuz hep kafasına göre davranıyo..Sürekli nezaket peşinde bi de sıkılıyorum, samimi gelmiyo..Nasıl olacak bilemedim.
Bir yıl sonra…
Ayşe: Beni hiç anlamıyo. Sürekli onun seçimleri.. Yapamıyoruz  biz olmuyo..
 Özet  bu. Mükemmeli ararken öyle bişey olmadığını unutuyoruz. Birlikte olmak istediğimiz, karşı taraf bir insan neticede ve tabiki eksileri olacak.. Öncesinde sorun olmayan herşey zamanla beklentiler arttıkça yetersizleşip, sorunmuş gibi görünür, can sıkıntısından başka bişey değildir halbuki..  Beklentilerin hiç bitmiyorsa o şımarıklık veya doyumsuzluk olarak tabir edilebilir. İçgüdü ve dürtlülerimizi kontrol altına almalı, kendimize yapılmasını istemediğimiz şeyleri başkasına yapmamalı, saygı nın sevgiyi koruyan ve yücelten en büyük etken olduğunu unutmamalıyız belkide..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder