30 Ağustos 2011 Salı

Asmalı mescit


Gittik, göremedik… Eskiye dair hiçbirşey kalmamış..  İstanbul da yaşıyosan, çalışıyosan ve  gençsen hafta sonları, arada bir asmalı mescit tercih edersin. Oradaki enerji  20li yaşlarının verdiği “punk” kafasını yaşatır sanaJ)derler ya “bi eğlencemiz vardı o da gitti” diye.. Hakikatten öyle oldu… Ben diyorum hep “arkadaşlarımı çok severim”… Onlarla eğlenmeyi, gezip tozmayı…  Asmalı ben ve arkadaşlarım  için güzel bir boş vakit uğraşıydı. Eminim asmalıya gidince gördüğüm her insan için de öyleydi… Artık değil. Ne olacağını hiçbirimiz bilemeyiz ama neden böyle olduğunu bilmek bizim elimizde..  Düşünsenize bir kraliçe olduğunuzu.. Ne gerektirirse onu yaparsınız. Yol yürüyemediğiniz bir yolsa yürüyebildiğiniz bir formata soktururunuz. Bunu yapamayacağınız için kraliçe değilsiniz nitekim. İnsan ırkı egosunun kölesidir çünkü. Hep böyle olmuştur ve hep böyle olacaktır. Bi insanı zevklerinden mahrum edersen hayatından şüphe duyar, sıkılır, bıkar, savaşamaz hale gelir. O insanı o hale getirenlerde kendi egolarını tatmin etmiş olur ki bu büyük bi zekadır, alkış ister… Asmalı mescit yok olmasın denildi, yürüyüş falan yapılacaktı, olmadı… Bi günde bitirdiler kimsenin gıkı çıkmadı… Kısacası  artık köleliği kabul etik yani…  Boyun eğen, zevklerinden vazgeçen köleler… Onlar öyle istiyor diye üstelik…  Kimi insanlar egolarının kimileri de onların egosunun kölesi işte…Şeriat gelsin, her şey gizli kapaklı olsun, ama olsun… Bi kesim hayatın tadını çıkarsın, bi kesim her şeyinden vazgeçsin evinde otursun, işine gitsin, makinaya dönüşsün…. İnsan yönetmek budur işte. Lider dediğin yol gösterir, en önde yürümez!  Hayatın böyle geçsin istemiyosan, hayatına soktuğun insanlara dikkat edeceksin. Arkadaşlarına, patronuna, sevgiline, dostuna, marketine, hastanene,kuaförüne, başbakanına…..  vs…vs…..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder