İnsanoğlunun varoluşundan bu güne, ayrı ayrı her karakterin ortak noktası, derdi... Ya ayrılık acısı, ya terkedilme korkusu, ya bir daha aşık olamam düşüncesi, ya da ”nasıl unutucam onu” endişesi...Hayatımızın her döneminde illaki başımızdan eksik olmazlarJ Çünkü her insanın kabullendiği ve bilir kişilerinde söylediği üzre aşk, uyumak, uyanmak, işe gitmek, toplantıya girmek, trafiğe takılmak, eve dönmek tv izlemek vs.. vs.. kadar doğal bir vücut fonksiyonu!
Hayat değişiyorsa insanların ihtiyaçları da değişir, aşk da bir ihtiyaçsa insanın hayat tarzına ve ihtiyaçlarına göre değişebilir, sürekli değişen, gelişen ve ihtiyaçların değiştiği bir toplumda aşk nasıl sonsuza kadar sürer? Anlaşmalı evliliği anlarımda anlaşmalı aşk da neyin nesi? Kendine, sana ayak uydurabilecek, zevklerini algılayabilecek,iyi bir dost olabilecek, güzel-yakışıklı, nerde nasıl davranması gerektiğini bilecek, zeki, eğlenceli, anlayışlı bir hayat arkadaşı arıyosun da heyecan olmadıktan sonra bunların hiç bir önemi yok. Kısa sürer, sıkar, tekrar arayışa düşersin..
Eskidenmiş o sevgili için dağları delmeler, çöller,denizler aşmalar felanJ şimdi nerdeeeee. Şöylesin böylesin, kolum ağrıdı kalk, canım istemiyo gitmem, şimdi çok meşgulum sonra... Millet iş görüşmesi yapar gibi sevgili arıyo kendine. Sosyal statün çok iyi düzeyde olmalı ki kendine bi hayat arkadaşı edinebil. Yakında gazetelerde şu şekilde ilanlar görebilirz diye korkuyorum:
Millet! Fabrika hatası olmayan, iyi bir marka olan ve aynı zamanda pahalı olmayan, heryerde giyebileceğim bir kıyafet arıyorum! Gören var mı???
Aşk’ı bizim ofisin bahçesinde dönüp dolaşan bi yavru kediye benzetiyorum bu aralarJ Etrafındaki diğer büyük kedileri, insanları inceleyo sürekli. O kadar güzel, saf ki, yemek verince yanına yaklaşan diğer kedilere kafa kaldıramıyo, kaçıyo hemen, korkuyo, saklanıyo...
Kısacası bana kalırsa aşk pek bizim dünyaya ayak uydurabilecek bişey değil. Bu kadar kötü bişeyin içinde nasıl barınsın, ayakta kalsın.. Eskiden aşk insanlara hükmederdi, şimdi insanlar aşka hükmediyo, e o da korkuyo tabi bu kadar şiddetten hiddetten felan saklanıyo bi yere, çıkmıyo..
Aşk asil birşeydir. Öyle emir almayı sevmez, hele statü meraklısı hiç değildir, tek kriteri “iyi” olmandır. İçinde cinlik olmayacak, içten pazarlıklı, iki yüzlü, dedikoducu vs.. bi insan olmayacaksın ki onu hakedebilesin.
Bir de bi sır vereyim, öyle trafiği, kötü havayı, tozu- dumanı, çatışmaları-savaşmaları, bombayı, terörü felan da sevmiyo.. Nerde saklanıyo bilemem ama elma yerine armut demiş olmalıyız , safım da işte söz dinliyo ne yapsın, dursun orda boşver üstü başı toz olmasın..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder